Showing posts with label güzellik. Show all posts
Showing posts with label güzellik. Show all posts

29.5.12

Altın oran, siyah mermer, kırmızı ruj*






























Vogue Paris bir güzellik sayısı çıkardı mı, hele bir de kapağa Laetitia Casta'yı taşıdı mı yapacak tek bir şey var: O sayıyı satın almak. Sonra da uzun uzun fotoğraflara bakmak. Mario Testino'nun objektifinden güzel bir kadına bakmak şaşırtıcı değil, kadınların dilinden pek iyi anlayan Mr. Testino, bizi yıllardır güzel imajlarla şımartıyor zaten.


Yukarıda gördüğünüz şu enfes manzarayı afiyetle yemeden önce mutfakta neler olup bittiğine bir bakarsak (Laetitia'nın mermer gibi tenine dikkat dikkat! Kemik yapısına dikkat dikkat! Farla belirginleştirilmiş olsa da özellikle seyrek ve açık renk bırakılmış kalın kaşlarına dikkat dikkat! Ama en çok kıpkırmızı ruj ve çipil göz makyajının birbirine ne kadar yakıştığına dikkat dikkat!) yalnızca L'Oréal makyaj malzemelerinin kullanıldığını görüyoruz. Chanel değil, Benefit değil, La Mer değil, Laura Mercier değil, Giorgio Armani değil, Thierry Mugler değil. Varmak istediğim bir nokta var elbette. Bu çekimde kullanılan makyaj malzemelerinin hepsinin toplam fiyatı, lüks bir markanın tek bir ürününe eşit.


Ve ortaya böylesine estetik, etkileyici, manyetik bir sonuç çıkabiliyor.


Neden olmasın?


Cilt bakımı için aynı şeyi söyleyemem ama iş makyaja geldiğinde doğru uygulama, doğru denge ve doğru kombin, ürünün önüne geçebilir. Yani bendeniz bir ıssız adaya düşecek olsam (hani hepimiz o adaya illa bir kere düşeriz ya...) ve yanıma ya Pat McGrath'i ya da Chanel'in geçmiş/gelecek tüm makyaj koleksiyonlarını alma şansım olsa... Tabii ki Pat'i seçerim. Hindistancevizi kabuğundan eyeliner yapabilecek yetenekte bir ustadan bahsediyoruz!

10dakika'da önerdiğim ürünler, benim kendi banyomun raflarında yer alıyor. Benim kişisel tercihlerim yani... Tabii ki makyaj dünyasında yalnızca Chanel, Sephora, Benefit ya da NARS yok. Yüzlerce başka marka ve bu markaların birbirinden başarılı ürünleri de var. Sizlerle birlikte keşiflere devam ediyorum ben de. Cilt bakımında ekonomik seçenekler arayanları her daim eczanelere yönlendirmeye devam ediyorum. Daha önce Gönül Ergenekon'un bana önerdiği çok iyi ve oldukça da hesaplı bir C vitamini kreminden bahsetmiştim mesela...


Laetitia Casta'nın Vogue Paris Mayıs sayısında yer alan bu iki karesinin (daha başka güzel kareler içinden benim favorilerim) kadınlara ulaşılabilir fiyatta makyaj malzemeleri sunan bir kozmetik devine ait olduğu düşünülürse... İş makyaja geldiğinde her an her şey mümkün.































* Aslında bu post'un başlığı da Soru/Cevap olmalıydı. Sevgili Sibel, bıraktığın yoruma cevabım, işte bu.

12.4.12

‘Yeux Charbonneux’





Fransızca (diğer birçok şeye olduğu gibi) güzellik dünyasına da en çok yakışan dil değilse nedir? Into The Gloss'un bu videosunda L'Officiel'in Yayın Yönetmeni Daphné Hezard, kırık İngilizcesiyle güzellik rutinini anlatıyor. Benim ilgimi en çok romantik ve seksi 'karbon gözler' çekti.

30.1.12

Sadece tek bir kadını beğenebildiğim ödül töreni: SAG Awards 2012


























İşin içine biraz kıyafet katmazsam yorumlarım çok sevimsiz olacak. O halde SAG Awards'a özel olmak üzere makyaja bir doz moda katarak (genelde tam tersidir ya) ilerleyelim. Zoe Saldana kadar etkileyici fiziğe sahip olan bir kadının, gayet de hoş bir elbise içinde olmasına rağmen, saç ve makyaj konusunda başarısız oluşu üzücü.



























'Bridesmaids'de sevimli güzelliğiyle biz kızların tam puan verdiği Amerika'nın komik kadınlarından Kristen Wiig, seneler sonra 'choker' (tasma) modasını kırmızı halıya taşımış ve bence o kolyesiz çok daha güzel görünecek Balenciaga elbisesini lekelemiş. Saçları keşke bu kadar koyu olmasaydı. Ya da madem böyle bir koyuluk peşindeydi, gözlerini iyice küçülten bu göz makyajını biraz hafifletip dudaklarına yoğunlaşsaydı.




























'The Help'in Oscar adayı oyuncusu Jessica Chastain'in, saks mavisi Calvin Klein elbisesini çok beğendim. Mavi gözlerine safir küpeleriyle makyaj yapışı da hoş. Ancak bir şekilde o saç ve o makyaj bir araya geldiğinde zayıf bir etki yaratmış, doğal değil de yarım kalmış görünüyor.




























Farkındaysanız kötülerden iyilere doğru ilerlemekteyiz. Paz Vega'nın en güzel Latin'lerden biri olduğunu, hatta bununla da yetinmeyeceğim, en güzel kadınlardan biri olduğunu düşünüyorum. Penélope Cruz ve L'Wren Scott arasında gidip gelen bu gösterişli kadının, kıyafetine bir 'tamamdır' koyabiliriz belki ama o saç rengine ne demeli? Ballı kızıl tonlarıyla alaturka ve yaşlı bir görüntü çizdiğini düşündüğüm Vega'ya, boyasız, doğal, koyu kahve saçlarına dönmesini tavsiye ediyorum bir an önce.




























The Golden Globes'da Atelier Versace elbisesi ve kırmızı dudaklarıyla bir Hollywood primadonna'sının kusursuz portresini çiziyordu Angelina Jolie. SAG Awards'u daha yumuşak karşılamış ve en çok sevdiği siyaha dönmek için bir bahane olarak kabul etmiş. Bu sıvı görünümlü, akışkan kumaşları hiç sevmiyorum. Angie'nin siyah Jenny Packham'ını da sevmedim. Saçı yorum istemeyecek kadar özensiz, makyajı güzel. Neden o küpeleri taktın demeden edemiyorum. Neden o küpeleri taktın da her zaman sadeliğinle rol çalarken bu kez böyle karman çorman bir görüntü çizdin? Kişiliksiz ve gereksiz buldum. Altın Küre'deki durum değişmedi: Brad ve Angie yanyana gelip de 'Brangelina' olduğunda (bu söyleme her zaman güleceğim) kendimizi mumya müzesinde buluyoruz. O kadar güzeller. (Bu iyi bir şey mi bilinmez...)























































'Risk alıp eleştirilince hemen gerisin geri dönenler' isimli programımızın ilk konuğu Emma Stone. Kendisi Altın Küre'ye tam anlamıyla 'dumanlı' bir makyajla katılmış, biraz Rock biraz 80'ler imajı çizmişti. SAG Awards'da kızıl saçlarını başrolde bırakan, sade bir makyaja dönmüş. Yine aynı şekilde kısa saçlarına vintage bir saç bandı iliştiren Michelle Williams, kırmızı (ve son derece yaşlı) Valentino elbisesini aynı saç bandını çıkararak tamamlamış. Makyajını Altın Küre'den beri silmemiş olabilir, tam tamına aynı. Bu kızın saç bandı dışında bir konuda risk almasını bekliyorum. Mesela ne olurdu bu elbiseyle kıpkırmızı bir ruj sürse ve yüzünün tamamını çıplak bıraksaydı? 'Kırmızı elbiseye kırmızı ruj olur mu' dediğinizi duyar gibiyim ama o kadar açım Williams'dan gelecek başka bir makyaja... Siz anlayın artık...




























Marchesa'nın gümüş elbisesini ağır bir makyaj ve ağır bir topuzla birleştiren sözüm ona 'geek' Lea Michelle de Fashion Police'in ağır oklarına saplananlar arasındaydı. Elbisesi yine yaşlı ve gereksiz olmakla birlikte, saç ve makyajına diyecek bir şey bulamadım. Aslında ne yalan söyleyeyim, Altın Küre'de o saç ve makyajı biraz daha modern bir elbiseyle kombinlemiş olsaydı kendisini beğenmiş bile olabilirdim. Bu kez çapkın ve açık saçlarla boy göstermiş kırmızı halıda. Chanel'in Paris Pink olarak mimlediği o pembeyi de ruj rengi seçmiş kendisine.




























Gelelim tek beğendiğim kadına. Rose Byrne. Uzun perçemli küt saçlar her daim peruk taklidi yapmaya mahkum. O kısmı geçelim. Ancak ben, Elie Saab beyaz payetli tulumdan başlayıp, kumral saçlara ve o seksi kadın/kız çocuğu çizgisinin ne kadar ince olduğunu bilen saç modelini pembe yanaklar ve doğal makyajın vurguladığı gözlerle tamamlamaya kadar, SAG Awards gecesini 'damaj'sız geçen genç oyuncunun yaptığı her şeye varım! Kendim de denemek isterim. Kırmızı halı üzerinde 'saçlarımı yeni kestirdim, nasıl olmuş' diye soran ve bunu yaparken de 'Bridesmaids'de canlandırdığı o gıcık kızı hatırlatmayı ihmal etmeyen Byrne'e de buradan 'saçların çok güzel olmuş, merak etme' demek isterim.























Diane'den Dex'e

























Diane Keaton, kızı Dexter'a yazdığı bir mektupta şöyle demiş:

"Dexter, sen kahverengi saçlı ve kahverengi gözlü, üç yaşında bir kızsın. Carol Kane senin için, 'Oooo, hayır hayır, o kahverengi saçlı ve kahverengi gözlü bir kız değil, Dexter'ın ela gözleri ve kızıl sarı saçları var' diyor. Kathryn Grody senin sarışınlığın sınırlarında gezinen bir kumral olduğunu iddia ediyor. Renk körü Bill Robinson, kızıl diyor. 'Onun kızıl saçları ve yeşil gözleri var.' Yeşil gözleri mi? Sana tek söyleyebileceğim hepsinin yanılıyor olduğu. Senin, hayallerindeki minik prenses rolünü oynamanı bekliyorlar, kendi görsel ajandalarında senin için bir gelecek belirlemişler. Annem bile tüm hassasiyetini bir kenara bırakarak, 'Dexter, sarı saçlı bir melek' deyiverdi. Senin ne kadar özel bir yaratık olduğunla ilgili teorilere sahip. Özel mözel. Ben bu tip abartılı cesaretlendirmelerin kimseyi sağlıklı bir egoya götürebileceğini düşünmüyorum. Seni 'olağanüstü'nün dipsiz çukuruna göndermek çok fazla olur. Bunu bilecek kadar yaşadım. Hem kahverenginin nesi var? Senin, içinden her daim sevinç fışkıran kahverengi gözbebeklerine bayılıyorum. Dünyanın yeniden güzel bir yer olması için tek yapman gereken onları açmak ve bana bakmak. Kahverengi güzeldir. Toprak kahverengidir. Chocolate Labrador Retriever köpekler kahverengidir. Ayılar kahverengidir ve senin gözlerin en güzel kahverengi. Seni mitleştiren o ekibin bir parçası olmayı reddediyorum. Seni saçmasapan umutlarla başbaşa bırakmakla kalmıyor onlar, her şeyden önce gerçek değiller. Oh, unutmadan, bir söz daha. Benim yaptığım gibi başkalarının beklentilerini karşılamak için çabalamayacağına söz ver. Bunu yapma Dex. Kaygan bir yamaç. Kahverengi kahverengidir. Bunu kabullen.
Seni seviyorum,
Annen"


Then Again, a memoir, Diane Keaton


1996'da evlat edindiği Dexter'ın saçları, büyüdüğünde gerçekten de açık kumral/sarışın olmuş olmasına ama gençliğinde kendi fiziğini asla beğenmeyen ve uzun yıllar boyunca Bulimia Nervosa ile savaşan Keaton'ın bu söyledikleri sanki ben Dexter'mışım gibi hafızama kazındı. Ne kadar güzel ve gerçek bir yaklaşım. Keaton, kitapta kendisinin geç büyüyenlerden biri olduğunu söylüyor. 50 yaşından sonra anne olduğunda insan, böyle bir dürüstlük ve açıklıkla çocuk büyütebiliyor demek ki. Paragrafı ben Türkçe'ye çevirdiğim için bazı gariplikler olabilir, mazur görünüz. Bu yazının amacına odaklanınız:


Kendi güzelliğimizle ilgili Keaton'laşalım. Aynaya baktığımızda gördüğümüz şeyden yalnızca bir tane olduğunu, onun da bize ait olduğunu bilelim. Bunu kendimize hatırlatalım.


İyi haftalar 10dakika'cılar!





5.12.11

Fetiş: Rengi kıpkırmızı



















Konum fetiş. Aslında bu yazıyı Tom Ford'un yazması gerekirdi. Ne de olsa kendisi, moda- ve şimdilerde güzellik dünyasının- en fetişist kampanyalarına imza atıyor. 2000 yılında Steven Meisel'le kafa kafaya verip zamanın balıketi ikonası Sophie Dahl'ı (bir insan nasıl bu kadar beyaz olabilir?!?) simsiyah saten çarşafların üzerine yatırdı ve beş harfli kelimeye yeni bir anlam kazandırdı. İngilizler fazla vakit kaybetmeden kampanya hakkında 730 şikayette bulundu. Opium için hamamda poz veren Karen Elson (o kampanyada parfümü içmeye mi çalışıyor yoksa kendi üzerine dökmeye mi, hala anlamış değilim) ve fazlasıyla sıradan bir iş çıkaran aktris Emily Blunt'a rağmen bugün, Opium dendiğinde akla ilk gelen görüntü yasaklanan reklam kampanyasına ait.

Bu yazıyı yazarken Glenmorangie şişesine uzaktan bakmakla yetinmeyip kendime bir adet sek viski ısmarladığımı itiraf etmek isterim, bu vesileyle hepinizin yeni yılını da kutlarım. Şerefinize. Ne diyorduk? Evet, eğer ki fetiş konusunda birileriyle konuşmaya ihtiyacım olsaydı ilk çağıracağım kişi Tom Ford olurdu. Onun hemen yanına 'Lolita' gibi, şık ve ıstıraplı kurgusuyla pek çoğumuzun fetişi haline gelen bir roman yazdığı için Nabokov'u, devamında bu romanı benim sek viskim tadında beyaz perdeye yansıtan Adrian Lyne'i, büyük ustaya ve 'orjinale' saygıdan Stanley Kubrick'i, yasaklanan erotik kitabı sebebiyle Madonna'yı, -fetişin bünye tarafından kabulü için okkalı bir özgüven ve kendini kabulleniş gerektiğini düşündüğümden olsa gerek- Gabrielle Chanel'i, Zeki Müren'i ve bir de masada çıkabilecek her türlü atışmayı tek bir cümlesiyle sonlandırması için Freud'u koyardım. Şarkı listemde tesadüf bu ya, 'Sexual Revolution' isimli eserini yanık sesiyle icra eden Macy Grey'i de ekleyiverirdim son anda. Helmut Newton'sız fetiş mi olurmuş diye de geçirirdim içimden.


Fetiş: Bir obje, bir hal, bir tavır ya da vücudun bir bölümünün insanda uyandırdığı seksüel istekten ya da belki tatminden ibaret aslında. Kendine has, komik bir ironisi de var. Kolejli kız üniforması giymiş Japon kızlar, Amerikan erkeklerinin fetiş listesinde üst sıralarda yer alırken, kendilerini Japon erkekleri için arzu edilir kıvama getirmeye çalışan Japon kızlar, estetik üzerine estetikle gözlerini ve göğüslerini büyütmeye, tenlerini koyulaştırmaya, geniş çene kemiklerini daraltmaya çalışıyor. Sevgili Freud, sana soruyorum. Yani kendimizde olmayanın peşindeyiz. Hep aynı mesele. Bir de tabii sen 'erkekler annelerinde, kızlarsa babalarında gördüğü çeşitli objeleri bir çeşit yumuşak başlı fetişe dönüştürür' diyebilirsin. Bana göre beşi içinde en fazla fetişist tını taşıyan duyu, koku: Kibrit kokusu, isli puslu, tütsülenmiş, odunsu parfüm kokusu, bir yaz akşamında tenden yükselen tuz kokusu, L'Oréal Elnett saç spreyi kokusu. Sonra işitme: Kalın, buğulu ve karakterli ses. Sonra görme: Gözlük, konuşurken sağa sola hareket eden ve kendini neredeyse kelimelerden daha iyi ifade eden eller, İtalyan emlakçısı saçı… Sonra dokunma, sonra tat. Ama beni bırakalım da güzellik dünyasına çevirelim yüzümüzü.

Gelmiş geçmiş en köklü fetişlerde kırmızıya rastlarız hep. Kırmızı ojeli ayaklar, peçeteye karalanmış telefon numarasının hemen yanında duran kırmızı ruj izi, bir restoranda o ruju uzun uzun, kimseye aldırmadan tazeleyen kadın… Mr. Ford, Private Blend ruj kampanyasında Lara Stone'un (kıpkırmızı) dudaklarının ve tırnaklarının hemen yanına yine kendisinin meşhur ettiği, artık ünlü ve seks sembolü model, Jon Kortaharena'yı yerleştirmişti. Kadraj daracık, dudaklar dolgun, cilt pürüzsüz. Hoşgeldin fetiş. Siz bu yazıyı okurken bir reklam kampanyası daha şikayetlere kurban gitmiş ve kaldırılmış olacak. Marc Jacobs'ın son kokusu Oh, Lola! Dakota Fanning'in bacakları arasında tuttuğu parfüm şişesi, İngilizler'in pek hoşuna gitmeyen bir şeyler ima etmiş olsa gerek… Açık konuşmak yerine ima etmek, tabii ki çok daha kışkırtıcı ve tehlikeli. Bu yüzden Helmut Newton'ın 'Portraits' kitabında Catherine Deneuve'ü tartan eteği, kırmızı bebe yaka bluzu, bluzuna uyumlu ruju ve bize bakmayan*, kalem çekilmiş gözleriyle görüyoruz. *Kendisine silah çekmiş o adama bakıyor çünkü. Tüm o sansürsüz çıplaklığın ve erotizmin arasında seçilmiş kapak fotoğrafı, pek edepli.


2012'de kendiniz için satın alabileceğiniz en 'sözüm ona edepli' parçalara geçelim hemen. Shu Uemura'dan takma kirpik, Illamasqua'nın Theatre Of The Nameless koleksiyonundan herhangi bir malzeme (hazır siteyi tıklamışken alter ego galerisini de ziyaret edin ve hatta yolunuz Londra'ya düşecekse kendinize bir makyaj kursu ısmarlayın), NARS G-Spot Multiple (pembenin tonunu hayal gücünüze bırakıyorum) ve Dior Velvet Eyes Multi-Wear Adhesive Eyeliner Patches (yapışkanlı eyeliner=pratik fetiş) listenize girsin. Parfüm konusunu unuttum sanmayın, koku fetişlerimin baş müfettişi! Agent Provocateur'ün klasik esansından sıkılanlarınız Byredo markasıyla beni benden alan Ben Gorham'ın, Inez van Lamsweerde & Vinoodh Matadin eşliğinde, artistik ve oldukça fetişist ikilinin favori fotoğraflarından birini referans alarak yarattığı 'Kirsten, 1996' isimli parfümün peşine düşebilir. Into The Gloss'ta okuduğuma göre bu parfüm, fotoğrafçı duo'nun arkadaşlarına 'sanat eseri' tadında bir hediyesi olacakmış, satılmayacakmış. Alın size yeni yılın ilk fetiş hedefi! Bakalım ele geçirebilecek misiniz?

Gerçek hedefimiz ise (başarmış olanlarınız yine parfümün peşine düşebilir) kadınlığımız/erkekliğimiz/doğamızla barışmak ve onu paşa gönlümüzün istediği her yerde özgürce sergilemek olmalı. Opium kampanyasında mücevher ve stiletto dışında bir şey giymeyen Sophie Dahl da bize katılıyor, merak etmeyin. Kendisi şöyle demiş: "O fotoğrafı çok güzel buluyorum… Kadınlara karşı bir hareket olarak algılandı, oysa ki kadının gücünü simgeliyordu."






















Not: Yazı ve görseller XOXO Aralık sayısında yer almıştır.

2.12.11

ELLE Style Awards 2011 saç ve makyaj raporu

Şimdi...
Bu yorgun Cuma gecesi sayesinde kendimi televizyon karşısında buldum ve ELLE Style Awards'u seyrediyorum. Madem bir TV aktivitesine katıldım, saç ve makyajla ilgili birkaç yorum yapmadan edemeyeceğim. Gözüme çarpanlar:

- Türkiye'de 'sağlıkla parlayan' ciltle, 'yağdan parlayan' cilt ayrımı hala yapılamıyor. Bu konuda hata yapmamış az sayıda kadın gördüm. Siyah halıyı Mert Aslan'la birlikte sahiplenen Nefise Karatay, İngilizcesinin yetersizliği, Türkçe konuştuğu zamanlarda da söyleyecek ya da soracak adam akıllı bir şey bulamadığından 'ödül gecesi muhabiri' olarak çok başarısız bir performans sergilemiş olsa da porselen cildiyle göz dolduruyordu. Yine de bu tip gecelerde kırmızı halıyı zarafet ve mizaha bürüyen Alexa Chung'ın videolarına bir göz atsın derim...

- Beliz Sarıyer ve Tuba Ünsal'ın çabasız ama iddialı güzellik halleri hoşuma gitti. Selma Ergeç, bir Osmanlı prensesini boşuna canlandırmıyor. Onun aksesuarsız, neredeyse '0 makyajlı'  görünümünü ve bu görünümde ısrar edişini takdire şayan buluyorum.

- Garancé Dore, son birkaç günü Fas'ta geçirdiğinden olsa gerek, yanık teni, gergin topuzu ve siyah eyeliner'la belirginleştirilmiş kısık gözleriyle genç ve taze görünüyordu. 'Parizyen ruh' ve 'Türk işi' arasındaki uçurum, hala orada sevgili 10dakika'cılar.

- Gecenin sunuculuğunu üstlenen Burcu Esmersoy, kırmızı elbise/kırmızı ruj klasiğini uygulamış. Yüksek topuzuyla da içinde bulunduğumuz sezonun en dominant saç akımlarından birine göz kırpmış.

- Bakır rengi allık konusunun da abartılı şekilde tercih edildiğini gördüm ELLE Style Awards'da.

- Ahu Yağtu, gecenin 'Rock&Royalty' temasına uyum sağlamış, isyankar hallerde. Ben ıslak görünümlü, geriye taranmış saçlarını, koyu göz makyajını ve bu gösterişli makyajı dengeleyen nude dudaklarını çok beğendim. Ancak Yağtu'yu da cildi fazla parıldayan kadınlar kategorisine eklemekten geri duramadım.

- Bir diğer Tuba'yı (Büyüküstün) fazla klasik ve biraz da alaturka buldum açıkçası. Jennifer Lopez ile Grace Kelly arasında kalıp ikisinin de ihtişamını yakalayamamış gibiydi.

- Berrak Tüzünataç, Veronica Lake dalgaları, pembeleştirilmiş dudakları ve masmavi gözlerini ortaya çıkaran göz makyajıyla bence çok güzel görünüyordu.

- Geçen senenin en başarılı tasarımcısı Zeynep Tosun da beğendiklerim arasında: Özenli, modern ve genç. Yılın tasarımcısı ödülünü alan Arzu Kaprol'un da saç ve makyajını çok beğendim. Kalın kaşlarının çerçevelediği göz makyajı, granitten gümüşe doğru akıyordu.

- Kızıl kahve saçı, Nebahat Çehre kadar kendine yakıştıran bir kadın var mı?

- Siz çok yaşayın Ayten ve Tamer Yılmaz! Doğal, komik ve çok rahatlar. Ayten Yılmaz'ın da (sektörün bildiği adıyla Alpün) makyajını çok yerinde buldum. Gül rengi, pembeleşmiş yanakları ona yakışmıştı.

- Şu an şarkı söylemekte olan Harun Tekin'in ayrıldığını tüm salona duyurduğu (teşekkür ederken yaptı bunu, nazik bir hareketti aslında) Burcu Kutluk eğer bu geceye katılsaydı, onun da saç ve makyajını beğenirdim. Güzel bir kemik yapısına sahip olduğunu, bu yüzden de az hareketle büyük etki yaratabildiğini düşünüyorum makyaj konusunda.

- ELLE editörlerinden çok sevdiğim arkadaşım Seda'yı göremedim ekranda. Eminim ona çok yakışan 'bunny' topuzunu yapmıştır ve kırmızı rujunu sürmüştür. Ya da bilmiyorum... belki de kıskanılacak dolgunluktaki kumral saçlarını serbest bırakmıştır.

- Ah Melis! Melis Ağazat'ın saçları hep upuzun kalsın, hiç toplanmasın istiyorum ben. Stil nedir diye soruyorlar bu gece herkese. Stil, kim ne derse desin olduğu gibi kalmak ve bunu da ekstra bir çaba olarak görmemektir. ELLE Moda Direktörü Melis Ağazat, 'stilli' demek de istemem, daha karakterli bir tanım gerekir... nev-i şahsına münhasır bir kişidir. Bu kıyafette de mücevherde de saç ve makyajda da böyledir.

-  'Stil sahibi iş kadını' ödülünü kucaklayan ve ödülün tasarımını çok şık bulduğunu söyleyen Gülden Yılmaz'ın saç ve makyajını biraz ağır buldum. Birazdan sahne alıp şarkı söyleyecek gibiydi. Bir de saçlarına simli sprey sıkmış. No no no... O Gucci (meğerse Pucci'ymiş, düzeltildim, 'you say Pucci, I say Gucci, let's call the whole thing off') elbiseyi sade bir makyajla modernleştirmek daha hoş görünebilirmiş.

- Acaba bu geceye katılan kaç kadın kendi makyajını kendisi yapmıştır?

- Lisa Birnbach da sade ve hoş. Kendisi Modanın Kanaat Önderi seçildi. Gülden Yılmaz'da eleştirdiğim abartının tam tersini o uygulamış. Oscar De La Renta'sını çabasız bir saç ve makyajla gençleştirmiş, modernleştirmiş.

- Moda Vizyoneri ödülünün sahibi Scott Schuman (onun makyajından bahsetmek mümkün değil) gerçekten de çok kısa boylu bir adam!!!!

- Ödül gecesi şu an sona erdi. En iyi makyajı kimin yaptığını görmek için partinin bitimini beklemek gerek. Sabaha karşı aynaya baktığında kendini hala beğenme şansına sahip olan kadınların makyaj çantaları karıştırılmalı, cilt bakım rutinleri incelenmeli.


Güzel bir hafta sonu dilerim 10dakika'cılar!



28.11.11

Keşke bizim şehrimizde de yapılsa!!!















Şurada okuduğum kadarıyla Sephora NY için tasarlanan bu reklam projelerinden yalnızca üstteki hayata geçebilmiş. MINI ile gerçekleştirdikleri görsel ortaklıkta ise altta gördüğünüz cesur desenler yerine Sephora'nın siyah-beyaz çizgileri tercih edilmiş. Şehrin içinde ortadaki MINI'lerden dolaşsın isterdim ben açıkçası...

Arabayı boşverin de, asıl üstteki fikri çok sevdim. İyi bir ressam ya da illüstratör, binaların yan cephelerinde yer alan o kocaman, göz yoran, korkunç afişler yerine şöyle bir sanat eserine imza atsa daha güzel olmaz mı?


Mesela Sephora İstanbul'da bir bina seçse kendine...


Hmmm???




20.11.11

İlgi çekici bazı güzellik haberleri


























Haberden ziyade bir öneriyle başlıyorum, Vogue Paris'in Kasım sayısını almayan kalmasın. Öyle iştah açıcı güzellik fotoğraflarıyla dolu ki Arizona Muse'lu şu kapak, yanlarında sıfır kalıyor.



























Tasarımcıların ve bloggerların pek sevdiği aktris Elisa Sednaoui, Roberto Cavalli'nin yeni parfümünün yüzü olacakmış. Kendisini deriler içinde çöllerde hayal ettim reklam kampanyasında, boynundan bir yılan sarkıyor. Cavalli dediğin öyle bir şey değil mi sonuçta?

























Isabel Marant'dan sonraki en cool Parizyen Vanessa Bruno, Biotherm'le el ele vermiş ve L'Eau isminde, temiz çamaşır ve misk koktuğundan şüphelendiğim bir 'parfüm/kolonya'ya imza atmış. Bruno'nun bir dermokozmetik markasıyla güçlerini birleştirmesi çok hoşuma gitti. Böyle bir tasarımcı ortaklığı Nuxe ya da Darphin gibi markalara da yakışır bence.

























Marni'nin çirkin ama karizmatik (ve bu anlamda bana hep Miuccia Prada'yı hatırlatan) tasarımcısı Consuelo Castiglioni de moda evinin ilk parfümü için kolları sıvamış. Marni'den hanım hanımcık bir şeyler beklemiyoruz elbette...






















Tüm mavi yolculuklarımı bikini ve mayolarıyla donatmak istediğim Eres, oje konusuna el atmış. Bir mayo markasının yapabileceği en hoş sürprizlerden biri! Tahminimce oje renkleri koleksiyondan seçilmiş. Ben olsam turuncu bikinimle ortadaki ojeyi sürmek isterdim. Tesadüf bu ya, Chanel'in önümüzdeki yaz için hazırladığı oje koleksiyonuyla benzeşen bir renk paleti var Eres'te. Chanel, biraz daha pastel takılmış. April, May ve June'un içinden favorim April.
























Mr. Tom Ford makyaj koleksiyonuyla bomba gibi düştü yine sahalara. Ancak benim tüm dikkatim Private Blend parfüm serisinin en yeni üyesi Jasmine Rouge'da. Kakule, adaçayı, tarçın, zencefil ve karabiber gibi benim çok sevdiğim baharatlı notaların eşlik ettiği yasemin, girişini bergamut ve mandalinayla yapıyor. Kırmızı şişesiyle göz dolduran parfümü kokladığımda hayal kırıklığı yaşamaktan biraz korkuyorum açıkçası. Ne de olsa Tom Ford bir Frederic Malle, Annick Goutal ya da Ben Gorham olamaz.
























Ancak makyaj koleksiyonundaki şu ürünü satın alan kimsenin hayal kırıklığı yaşayacağını sanmıyorum: Sculpting Kit. Gerçek elmacık kemiklerini belirginleştirmek ya da sahtelerini yaratmak için. Mr. Ford'un makyaj fırçaları da şimdiden tüm makyörlerin sitelerinde övgüler almakta. Aydınlık/karanlık oyununu pek seven ben, hem bu ürünü hem de fırçaları ilk fırsatta denemek niyetindeyim.





























İyi haftalar 10dakika'cılar!

18.11.11

Hep orada duruyor ama biz inatla unutmayı tercih ediyoruz: C vitamini




Asla geç kalınmaması gereken randevularla, genel kontrol amaçlı onlarca tahlil ve farklı doktorlardan aldığım binlerce öğütle geçen bir günün ardından, başka neyle ilgili yazabilirdim ki? Ancak benim sizlere yazının sonunda vereceğim öğüt, annenizin 'ceketinin önünü kapa' ya da sevgilinizin 'kahvaltını etmeden mi gidiyorsun' deyişinden biraz farklı olacak. Çünkü konumuz C vitamini.


Gönül Ergenekon, dün yaptıklarım içinde en estetik, en hafifsiklet ve bu yüzden de benim için en dikkatle dinlenesi ziyaretti. Kendisini senede en az iki kere mutlaka görür, cildimde (vücudum benlerle kaplı olduğu için) olup bitenleri bir gösteririm. Cilt bakımına meraklı olmak ve ürünleri takip edip düzenli kullanmak başka, bir profesyonelden bu konuda yardım almak bambaşka.


Seansımız sırasında banyomda stoklanmış kremler sanki hiç var olmamış gibi sordum: "31 yaşında olduğuma göre artık yaşlanma karşıtı bir şeyler kullanmaya başlayabilir miyim? Mesela Estée Advanced Night Repair ya da Strivectin gibi?" Cevap: "Azar azar kullanabilirsin tabii ama neden C vitamini takviyesi yapmıyorsun?"


Hmmm... Neden yapmıyorum? Neden yapmıyoruz? Siz yapıyor musunuz?


C vitamini, en güçlü antioksidanlardan biri. Cildi, aynı bir bardak portakal suyunun vücudu hastalıklardan koruduğu gibi dış etkenlerden koruyor. Cildin güzelleşmesi için içeriden alınan C vitamini yeterli gelmeyebiliyor. Dıştan takviye lazım. Cilt gençleşiyor, dokusu ipeksi kıvama geliyor. Kolajen üretimi sağlanıyor, cilt elastik yapısını kaybetmiyor. Yani müthiş bir anti-aging, yaşlanma karşıtı malzeme. 'Yaşlanma karşıtı' tanımı, 30'lu basamakları tırmanmaya başlamışlarımız için çok önemli, cilt bakımı ödevimiz adeta.


Bugünden itibaren, cildim için düzenli olarak C vitamini kullanmaya başlıyorum. Cilt bakımı rutinime serum ve nemlendirici krem olarak ekledim kendisini. Clarins'in C vitamini takviyeli, seneler içinde güzellik ödüllerini teker teker toplamış, artık kült seviyeye terfi etmiş bir serisi var: Daily Energizer. İnternette yaptığım araştırmalar, 'eğer C vitaminli bir cilt ürünü renkliyse, sarı ya da turuncu tonlardaysa onu satın almayın, C vitamininin renk vermesi için havayla temas etmiş olması gerekiyor. Bu gerçekleştiğinde de tüm etkisini kaybediyor' diyor. Oysa ki Clarins'in bu serisinden çok memnun kalmış insanlar tanıyorum.


C vitamini takviyesi için uğrayabileceğiniz güvenilir duraklardan biri de eczaneler. Dermokozmetik ürünler içinde, her türlü fiyat aralığında C vitaminine ulaşmak mümkün. Serum ve kremlerin çoğu C vitamini dışında Hyaluronik asit açısından da zengin, asidin nem tutuculuğu sebebiyle bu kombin, cildimiz için daha da avantajlı.


Her sabah portakal suyunuzu içmeden önce cildinize de bir bardak içirdiğinizden emin olun 10dakika'cılar. Sigaradan uzak durun. Kahve ve çayı azaltın. Bol bol su için. Ha bir de cilt temizliğinize özen gösterin, makyajla asla uyumayın. Haftada en az bir kere peeling yapın. Güneşten korunun. Tüm bunları düzenli olarak yaparsanız, 35 yaş sonrası (yani ikinci yarıda) cildinizin de size iyi baktığını göreceksiniz.


Sevgilerimle,
Anneniz








4.11.11

Kısa saç seven erkekler/Bir elin beş parmağını geçmezler


























"While Michelle Williams admits that the only people who currently like her signature pixie haircut are “gay men and my girlfriends,” she says she cut it for “the one straight man who has ever liked short hair”: Heath Ledger. “I wear it in memorial of somebody who really loved it.” İşte böyle demiş şu son günlerde bir sebeple (film, internet bakınması, saç modeli vesaire) sürekli karşıma çıkan Michelle Williams.

Söz konusu kısa saç olduğunda durum gerçekten de bu. Kız arkadaşlar ve gayler. Sepetin içinden özellikle kısa saç seven ya da sevgilisine kısa saçı yakıştıran bir erkek çıkıyor tabii, nadiren. Mesela çok sevdiğim Zeyno'mun kocası Orhan. Mesela benim tarihçemden bir kişi... Mesela Heath Ledger! Michelle'in kısa saçı zamansız kaybettiği sevgilisini anarak taşıması bazılarınıza fazlasıyla 'cheesy' gelebilir. Ben bu ikiliyi çok sevmiş ve yakıştırmış biri olarak duygulandım biraz. Sonucu, aşağıda.








16.10.11

Pazar pazar bir başka soru





Kirsten Dunst'ın tüm kusurlarına rağmen (lütfen, dürüst olalım... çok geniş bir alın, küçük ve ayrık gözler, ayrık dişler, geniş bir yüze dağılmış mini mini parçacıklar) bu kadar güzel görünmesinin ve neredeyse her makyajı bu kadar iyi taşımasının sebebi nedir?

a) fazlasıyla güzel bir cilt yapısı
b) o kusurların ta kendisi
c) yüzüne yakışan makyajları yapmakta ısrar etmesi
d) sarışın olması
e) bilemiyorum

12.10.11

Saç ve makyaj konusunda iştah kabartan bir dizi: Pan Am





















60'larda geçen, Amerika'nın (bir vakit) en prestijli havayollarından biri olan Pan Am'in pilot ve hosteslerinin yaşamlarını anlatan bu yeni dizide kostümlerin güzelliği kimseyi şaşırtmazdı herhalde. Ancak saç ve makyaj konusunda bizi çok keyifli sürprizler bekliyor her bölümde. Kusurlarıyla öne çıkan bir güzelliği her zaman tercih ettiğimdendir belki de, yeni tanışmaya başladığım karakterler içinde favorim, Colette. Ağır kaküllü küt saçları, pürüzsüz ve fondötensiz görünen (ama aslında öyle değil tabii) tenine çok yakışan pembe yanakları ve 60'ların simgesi eyeliner'ıyla en kusurlu ve en hoş hostes bence o. Üçüncü bölümde yaptığı şu topuza da (üstte) bayıldım!

Laura (altta), işte o benim pek de hoşlanmadığım klasik Amerikan güzeli. Sarı saçlar, mavi gözler, yuvarlak bir yüz yapısı. Kendisinin makyajı her bölümde aynı. Hani sanki böyle uyanıyormuş gibi...























Öte yandan kız kardeşi Kate, gerek yaşam tarzı gerekse saç ve makyaj seçimlerinde daha dinamik, daha cesur tavırlar sergiliyor. Yani tabii bir kadın, hele de bir Pan Am hostesi görsel anlamda ne kadar cesur olabilirse... Aynı 'Mad Man'de olduğu gibi 'Pan Am'de de rol onlara ait: Kadınlığını asla unutmayan kadınlar. Bu, her ne kadar bir sınırlama gibi algılansa da, o dönemlerin estetiğine fazlasıyla katkıda bulunmuş bence.

Hmmm... Ne diyordum, Kate'in saç ve makyajı. Kendisi dişlek, kızıl saçlı, kız kardeşinin güzelliğinin gölgesinde. Mavi ve yeşil gözlülere siyah yerine bakır ya da kahverengi eyeliner'ı tavsiye ediyorum her zaman. Kate de bu tavsiyemin kanıtı olsun. Bir de bir alt karedeki o anneanne rengi ojelere dikkat!























Bridget Pierce de gizemli, kemerli burunlu, oldukça hoş bir karakter (altta). Mesela kemerli burnu, ona çok yakışıyor bence. Hani sanki o burun, okka gibi olsaydı bu kız bu kadar hoş görünmezdi. O, biraz daha dağınık havalarda. Brigitte Bardot'nun telif hakkına sahip olduğu, tepesi bombeli, yarım at kuyruğunda görüyoruz kendisini. Tabii ki eyeliner'ını sürmeyi unutmamış.





















Bir de Maggie var. Christina Ricci'nin canlandırdığı bu karaktere tahammül edemediğim için burada yer vermedim. Ancak siz, merakınıza yenilerek hemen şuraya bakabilirsiniz. Ricci, 'Mermaids'den sonra büyümeyi bıraksaydı keşke, o devasa gözlerini kocaman açarak beni korkutmasaydı bu dizide. Kafasının vücuduna göre üç beden büyük olduğunu söylemiş miydim? Kusurlu güzellik, evet, tamam da... Daha sempatik versiyonlarını rica edeceğim...


14.9.11

Modanın sokaklara taştığı gece

O gece, işte bu gece.
Ben çok sevdiğim Sephora ailesinin etkinliklerini coğrafi nedenlerle kaçırdığım için sizleri haberdar etmek ve Sephora sepetlerinizi sürprizlerle doldurmak istedim 10dakika'cılar. Ne de olsa bir kadına yapılan güzellik sürprizlerinin tadını çok az şey sollayabilir bu hayatta...
Neler var?
- Sephora Çarkıfelek ile 7 farklı fırsattan faydalanma şansını elde edeceksiniz. Belki de o aylardır rafta gözünüze kestirdiğiniz ama o kadar da ihtiyacınız olmadığını düşünerek kasaya bir türlü götürmediğiniz ürün, Vogue'un bu anlamlı gecesinde sepetinize düşecek.
- Çok sevdiğim arkadaşım, bu sektörde işini bilen, her ürünü en ince ayrıntısına dek araştıran, ince eleyip sık dokuyan Vogue Türkiye Güzellik Editörü Gözde Atakoğlu, Vogue için seçtiği ürünleri ve güzellik trendlerini paylaşacak sizlerle. 18.00-19.00 arasında İstinye Park Sephora'da olursanız kendisiyle tanışıp sohbet edebileceksiniz ki ben onu tanıyan biri olarak bu sohbeti şiddetle tavsiye ediyorum!
- NARS'ın makyörleri, yeni sezon ürünleriyle vitrinde canlı makyaj uygulaması yapacak.
- Benefit bir yarışma düzenleyecek ve sizleri hediyeye boğacak. Ayrıca markadan alışveriş yapan herkes delux sample'lara sahip olacak.
- Beauty Bar'da canlı DJ performansı ile müziği makyaj paletinize ekleme şansınız olacak.
- Bu sene Sephora ve MANGO, Vogue Fashion's Night Out için güçlerini birleştirmiş. İstinye Park, Bağdat Caddesi, Nişantaşı ve Nişantaşı City's MANGO mağazalarında bir Sephora standıyla karşılacaksınız. Oradan Sephora indirim kuponunuzu almayı ve en yakın Sephora mağazasında harcamayı da ihmal etmeyeceksiniz tabii!!


Ya, işte böyle. Önümüzdeki sene, aynı geçen sene yaptığım gibi ben de sizlerle birlikte olacağım. Hepinize süper bir gece, muhteşem bir alışveriş seansı diliyorum!


16.6.11

İşte yaz böyle bir şey olmalı






































Şu resimlere bakıp iç geçirmemek mümkün mü? Rüya takımı bir arada: Objektifin ardında Alasdair McLellan, bu fotoğraf sihirbazına poz veren bir adet Freja Beha Erichsen, makyaj malzemelerinin başında da bazılarımızın Stila'dan hatırlayacağı Jeanine Lobell. Lobell, bu günlerde bir başka usta makyörün zamansız boşalan tahtına yerleşmiş vaziyette. Şu yazıda bahsettiğim Kevyn Aucoin'in ismini de verdiği markasının kreatif direktörü oldu kendisi. Natalie Portman, Michelle Williams, Cate Blanchett gibi beğendiğimiz kadınların makyajları kırmızı halıda ondan sorulmakla kalmıyor, bir de dergi çekimlerinde karşımıza çıkıyor Lobell'in harikaları.








































Şu dudaklar konusunda merak içindeyim. İçinizi rahatlatır mı bilmem, dergi çekimlerinde poz vermek üzere yapılan makyajla, gece dışarı çıkan bir kadının yapacağı makyaj birbirinden çok farklı iki şey olmak zorundadır. Mesela üstte gördüğünüz şu enfes dudak rengini yakalamak için Lobell, muhtemelen iki ya da üç ton farklı ruju karıştırmakla kalmamış, bir miktar pudra ve fondöten de kullanmıştır kesin... Oysa ki aynı karışım konuşmak, bir şeyler içmek ya da yemek gibi dudak kıpırdatan işlerle uğraşmak zorunda kalan bizleri bir felakete sürükleyebilir.








































Geriye taranan ıslak saçlar, bu yaz benim de kaçış yolum. Henüz sıkılmadım. Gelelim alttaki fotoğrafta en iddialı halleriyle karşımıza çıkan 'beyazlatılmış' dudaklara. 'Bleach' sadece saça uygulanan bir işlem değilmiş anlayacağınız...


O etkiyi dudaklarınıza fondöten ya da pudra değdirmeden veya kopkoyu dudak çizgisinin içinde sırıtan açık tonda bir ruj kullanmadan elde etmenin tek yolu, dudak koruyucularından geçiyor. Clarins, Shiseido ya da Lancaster gibi bir markanın koruyucu sticklerinden bir adet edinin. Plajda koruyucu krem, geceleri ruj olarak kullanın. NARS Lip Lacquer'in Chelsea Girls'ü de memnun kaldığım bir alternatif.








































Merak edenleriniz için Jeanine Lobell. Derya Tuna'nın kemik yapısı, Donna Karan'ın ruhani ve anaç bakışlarıyla birleşmiş adeta...

6.6.11

XOXO


























Aslında ben bu yazının başlığını 'Akşam güneşi güzele vurur' koymak istemiştim. Ama olsun... İki aydır XOXO'ya büyük bir keyifle yazıyorum, bir parçası olmaktan pek mutluyum. Haziran sayısında konumuz, yağlar! Siz deyin Piz Buin, ben diyeyim Moroccan Oil, siz deyin Monoi yağı, ben diyeyim organik hindistancevizi yağı...

19.5.11

Loose-Glam























Cannes Film Festivali'nin en şaşalı zamanlarının 50'li yıllar olduğunu düşünürsek (ki düşünmeliyiz çünkü Brigitte Bardot, Catherine Deneuve, Susan Hayward gibi yıldızların Fransız Riviera'sına arz-ı endam ettiği günlerdi onlar) 2011 tarihli Cannes manzaralarına baktığımızda biraz hayal kırıklığına uğrarız. Çünkü Cannes demek, 'sayfiye yeri' demektir. Sahil, palmiyeler, uçuşan saçlar, hafif bir makyaj demektir. Kırmızı halı üzerinde, yüzlerce fotoğrafçıya poz verirken bile bu durum göz önünde bulundurulmalıdır. Hem zaten abartısız ama yine de dikkat ve özenle yapılmış bir saç ve makyajın 'rahatlattığı' gösteriş, en güzel gösteriş değil midir?


Cannes'da bir film yıldızı olarak değil sadece bir turist olarak bulunduğumdan belki de fazla söz söylemeye hakkım yok ama zaten fazla söze de gerek yok. Bakınız alttaki fotoğrafta Catherine Deneuve'e. Üstteki fotoğrafta Brigitte Bardot'nun doğal güzelliğine.



























Sophia Loren'in 1961 tarihli Cannes hatırasına (altta) bakınız ya da... bu kadınların en süslüsü, en gösteriş meraklısı, en kraliçe ruhlusu olarak Signora Loren bile, bugün karşımıza çıkan bazı ürkütücü görüntülerin yanında ne kadar sade ve kız çocuğu kılıklı kalıyor. Bir altta ise sigarasını büyük bir keyif ve zarafetle içen Susan Hayward'ın doğal saç ve makyajına tanık olacaksınız. Bence Cannes budur, bu olmalıdır.



















































Cannes, kesinlikle şunlar değildir:

































































































Üstten alta doğru: Fan Bing Bing, Sonam Kapoor, Cherly Cole, Gwen Stefani.



Ama mesela... (yine üstten alta) şunlar olabilir: Karolina Kurkova, Alexa Chung, Kirsten Dunst, Rachel McAdams, Natalia Vodianova.
































Arada Natalia Vodianova demişken kendisinin Calvin Klein içinde modern bir güzellik tanrıçasını andırdığı geceye nasıl hazırlandığını görmenizde fayda var. Buyrunuz, şuradan gideceksiniz.

Labels

10dakikagecikiyorummakyajımbitmedi 15 Eylül 2011 1925 1990 2010 top 10 2011 2011 Yılbaşı 2012 40 5 Couleurs Eye Palette 5 Kutu Güzellik A Scent Eau de Parfum Florale Abbey Lee Kershaw Acqua Di Gio Acqua Di Gioia Adios afro Afterglow Agyness Deyn aksesuar Alaçatı Alberto Morillas Alex Box Alexa Chung Alexander Wang Ali MacGraw Alien alışveriş ALL All Decked Out allık Allure Sensuelle Almodovar Almost Nude altın Amarige ambalaj amber Amira Ahmed Amra Cerkezovic Ana Claudia Michels Anais Anais Angel Angel Eau de Toilette Angel Innocent Anna Sui anneler günü antioksidan ara ton aralık Arizona Muse Armani Armani Privé aseton Asmer Ayak Sağlığı Merkezi Astrid Berges Frisbey Autumn Leaves Ava Gardner aydınlatıcı Azra B.right Radiant Skincare backstage Backyard Bill badem esansı badem yağı Baiser Volé bakım bal Balenciaga Balm Urgency "Boo Boos" Express Solution Skin Repair Balmain balyaj Bambi Northwood-Blyth banyo banyo köpüğü Barbara Paley Bare Minerals baz beach hair Beauty Bomb Beauty Knife Bella Swan Belle D'Opium Ben Gorham Benefit Bad Gal Benefit Bathina Benefit Benetint Benefit Brow Bar Benefit Cosmetics Benefit Crescent Row Benefit Lipscription Benefit Ooh La Lift Bengali Bento Box Bepanthen beslenme Best Buys of 2011 beyaz Beyoncé Bi-Facil Bimba Bosé Biotherm Biphase bitkisel yağ Black Swan Blake Lively bleach Bleu de Chanel blog blogger blonde Blu-Ray Blue Denim bob Bobbi Brown Body Oil Body Scrub Body Wash Bombay-Paris bordo bordo ruj Bottega Veneta Boy George Brad Pitt Brasil Dream Brazilian Keratin Treatment Bremenn Brigitte Bardot bronz bronzlaştırıcı pudra Brunette Eyes buğday Burberry Body Burberry Prorsum butik parfüm Butter Shine Lipstick Bvlgari Jasmin Noir Byredo C vitamini California Nail Bar Calyx Cambon Cameron Diaz Cannes çanta CARGO Carla Bruni-Sarkozy Carmen Kass Caroline Sieber Carrie Bradshaw Cartier Cashmere Mist Catherine Deneuve catwalk çekim Celine Cem Bora Ceylan Atınç Ceylan Çapa Cha Cha Tint Chance Eau Fraiche Chance Eau Tendre Chanel Chanel Allure Chanel Chance Chanel No. 5 Charlize Theron Charlotte Casiraghi Charlotte Gainsbourg chignon Chloé Christian Dior Christina Ricci Christy Turlington Chubby Stick Chunky Cherry çiçek çikolata çil cilt cilt bakımı cilt kremi cilt temizliği Çin Claire Danes Clarins Claudia Schiffer Clinique Clinique Happy Coco Chanel Coco Eau de Parfum Coco Mademoiselle Coco Noir Coconut Grove Codie Young concealer Constance Joblanski Contemporary 10 Coralista Cosmopolitan Couture 2011 Couture 2012 Cozy Cristalliste Crystal Renn Cumhuriyet Bayramı Cut By Fred Dahlia Noir Daily Energizer Dalan dantel Daphne Groeneveld Daphné Hezard DayWear DazedandConfused dedikodu defile Delight Demi Moore Deniz Tokgöz deniz ve güneş Deniz Yeğin İkiışık dergi dermatolog Dessin Du Regard detay Diana Vreeland Diane Diane Keaton Diane Kendal Diane Kruger Diane Von Furstenberg Diba Dick Page Dior Addict disk DIY dizi doğal doğal makyaj doğal yağ Dolce and Gabbana Donna Karan dore dövme Drew Barrymore Dries Van Noten dudak bakımı dudak dolgunlaştırıcı dudak kalemi dudak kontürü dudak nemlendirici dudak parlatıcı düğün duş jeli E vitamini Eclipse eczane Editions De Parfums Frédéric Malle ekstra el bakımı El İstanbul el kremi Elele Elena Anaya Elie Saab Elizabeth Taylor ELLE Türkiye ELLE UK Ellen Barkin elmacık kemiği Elodie Bouchez Elsa Schiaparelli Emily Weiss Emma Watson Emmy Enchanted Glamourland Ensar Cantürk Erborian erkek Ernest Beaux eşantiyon Esmeray Yıldırım Essenza Essie Esteé Lauder Estée Lauder estetik Eva Herzigova Eva Mendes Evan Rachel Wood evde yap Even Better Eyes Exfoliating Face Disc express serisi Express Solution Fatigue Eraser eyeliner Ezgi Tanlak Face Forward facebook far far paleti Fashion Night Out Federico Grigorini fetiş film Fioravanti flashback floral FNO fondöten fotoğraf François Berthoud François Demachy François Nars Franziska Müller Freckles Crayon Fred Farrugia Frédéric Malle Freja Beha Erichsen Frenzy Frida Kahlo Funny Face Gabrielle Chanel GAP Garancé Dore Gaultier gelin Gemma Ward Génifique Georgia Giambattista Valli Gigi Ginta Lapina Giorgio Armani Gipsy Girl Meets Pearl Girls Gisele Bundchen Givenchy Glowla Golden Globes Gönül Ergenekon göz çevresi göz farı göz kalemi göz makyajı Gözde Atakoğlu Grace Kelly Grammy Graphite gri Gucci Guerlain Guido Palau Guilty gül suyu güneş güzellik Gwen Stefani Gwyneth Paltrow haber haki hamam Hanneli Mustaparta happy pastels Harmonie De Printemps Harper's Bazaar hassas Hazal Yılmaz HBO Head Mistress Healthy Glow Powder Heath Ledger hediye Helena Christensen Hello Flawless Hello Flawless Oxygen Wow Herborist Hi Panda High Beam High Brow High Brow Glow High Impact hikaye hindistancevizi Hint holiday collection Holiday Palette Hollywood hot now Hotel Costes Huile de Corps Huile Prodigieuse HydraQuench Hypnose Hypnose Precious Cells I Love Chanel i-d I'm Glam Idealist IFW 2010 IFW2010 ikon ilham ilik bakımı ilkbahar İlkbahar/Yaz 2011 İlkbahar/Yaz 2012 İlkbahar/Yaz 2013 Illamasqua Illusion D'Ombre illüstrasyon ince telli saç inci indirim Industrie Inés De La Fressange İngiltere Instant Bucolique InStyle Interview İnto The Gloss İsabel Lucas Isabella Rossellini Issey Miyake İstanbul İstinyePark It-Blue İtalya ışık ve gölge J'Adore Jac Jagaciak Jak and Jil January Jones Jean Paul Gaultier Jeanine Lobell Jenna Menard Jennifer Connelly Jennifer Lopez Jennifer Love Hewitt Jessica Alba Jiji Jil Sander Jimmy Choo John Frieda Josephine de la Baume juicy tubes Justjellycat kabarık saç kabuki Kabuki Artisan Brushes kadifemsi göz çevresi kadın kahverengi kajal kakül kampanya kapak kapatıcı Karl Lagerfeld Karla's Closet Karleidoscope kaş kaş açmak kaş farı kaş fırçası kaş kalemi kaş seti Kat Dennings Kate Middleton Kate Moss Kate Winslet Katie Holmes Katy Perry Keira Knightley Kelly Framel Kemal Baykar Kenzo Jungle L'Elephant Perfume Kenzo parfüm Kérastase keratin kese kesim Kevyn Aucoin keyif khol kirpik kirpik bakımı Kirsten Dunst kisrten dunst kitap kırmızı kırmızı halı kırmızı oje kırmızı ruj kış kış bakımı kısa saç kıvırcık saç kızarıklık kızıl saç klasik kohl koleksiyon koyu halkalar krem krem far kristal Kristen McMenamy Kristen Stewart kuaför kült kuru şampuan kuru yağ küt kesim kuyruk L.I.L.Y L'Air de Nina Ricci L'Eau de Chloé L'Officiel La Base Dewy Glow La Déesse Lacquer Lady Gaga Laetitia Casta LaGuna lame Lana Del Rey Lancaster Lancome lansman Lanvin Lara Stone lash amplifier LashPlus Laura Bailey Lauren Hutton Le Vernis Léa Seydoux Leighton Meester leke Lemon Meringue Les Exclusifs de Chanel Les Fleurs D'Ete Let's Dance limon Linda Evangelista Linda Rodin lip balm lip gloss Lisa Eldridge liste Liv Tyler Liya Kebede Liz Taylor Loewe Londra Lookin' To Rock Rita loose powder losyon Louise Brooks LouLou Love Magazine Luca Turin lüks Lush Flush Lip and Cheek Stain M.A.C M.I.A MAC Kanyon macenta maden suyu Madonna mağaza magenta Magic Ink Maiko Make My Lemonade Make Up For Ever Make Up Masters 2012 Make Up Your Mind Beauty Weekend Make-Up Masters Makeup Your Mind Express Yourself Making Faces makyaj makyaj çantası makyaj çıkarıcı makyaj fırçası makyaj koleksiyonu makyaj seti makyajsızlık makyör makyöz malzeme Mandy Moore manikür Marc Jacobs Marcus Piggott Margot Tenenbaum Mariacarla Boscono Marilyn Monroe Mario Sorrenti Mario Testino Marjorie Durand Mark Rothko Marni Mary-Kate Olsen maskara maske mat oje mat ruj mavi Maya Arulpragasam Mefisto mektup Melis İlkkılıç Meltem Cumbul mercan merhem Mert Alaş Meryl Streep mesaj metalik Michael Jackson Michael Kors Michelle Williams Milano Miracle Misfit misk Missoni Missy Rayder moda moda editörü Moda Haftası model Molly Sims Monica Vitti Monika Jagaciak Monoi Body Glow ll monoi tiare Moon Beam morluk Moroccan Oil Multiple Stick mürdüm ruj Musc Amande müzik nail patch Nails Inc. Naked 2 Nana nane Naomi Watts Narciso Rodriguez NARS NARSskin Natalia Vodianova Natalie Portman Natasha Poly Naz Dipçin nem nemlendirici Neo Hair Design Studio neon New West New York Nicolas Ghesquiére Nicole Richie Nina Ricci Nine D'Urso Nişantaşı No 19 Poudré No 5 Eau Premiére No:5 Noir Couture Noir Couture Mascara nostalji nota Nuance numara Nutiva Nuxe O2 D Biotic Ödül Töreni Oh My Chérie oje okuyucu Olio Lusso Olivia Palermo ombre french manikür ombre hair onarıcı öneri Opium organik organizasyon Orgasm örgü oryantal Oscar Ödül Töreni Osman Başyiğit paçuli palet pamuk Pan Am Pantone Universe paraben Paradoxal parfüm parfümör Paris parti pastel Pat McGrath Patrick Demarchelier pazar pazar pazar pazartesi pedikür peeling peggywolf pembe Penelope Cruz Penny Lane Peridot Perk Up Artist Peter Philips Peter Phillips Phenomen'Eyes Philip Lim Phoebe Philo pigment Pixie Pınar Yeğin platin Platinum Egoiste portakal Post Card by CARGO Prada Prada Candy pratik bilgi Pro-Prime protein Prrrowl pudra Pure Radiant Tinted Moisturizer Pureness Purple Khaki QNail Bar Quartz Rachel Bilson Rag and Bone Rankin Raquel Zimmermann reklam reklam filmi Rene Furterer renk renkli nemlendirici Resort 2013 retro parfüm Retrochic Rexaline Rick Owens Rihanna Rive Gauche Pour Homme Roberto Cavalli Rochas Rodarte Ron Arad Rooney Mara röportaj Rose Khaki Rouge Allure Rouge Allure Velvet Rouge Coco Rouge Coco Shine Rouge Noir ruj sabah hazırlığı sabun saç saç bakım kremi saç bakımı saç boyası saç kesimi saç kremi saç modeli saç rengi SAG Awards 2012 sağlık sahil sahne makyajı sakız Sakura salatalık Salma Hayek Sam Mcknight şampuan Samsara sanat sandal ağacı sarışın Saskia De Brauw saydam ruj Scarlett Johansson Schiap Scott Shuman Sculpting Kit Seda Yılmaz Sedat Temur Self Service selülit Sensuous Nude Separfüm Sephora Sephora Astoria Sephora by OPI Sephora Capitol Sephora Collection Sephora Demirören İstiklal Sephora Exclusive Sephora Express Sephora Fluo Sephora HAIR Sephora İstinyePark Sephora Nail Art Sephora Palladium Sephora Shine Lipstick Sephora Sonbahar/Kış 2011 Serge Lutens serum seyahat Shakira Shalimar Sharon Stone sheer lipstick Shiseido Sienna Miller Signature Lipstick sim Simon Nessman Simone Legno sinema Şirin Ediger Bayülgen şişe Sisley siyah siyah makyaj siyah nokta sıvı allık Skin Energetic smokey eyes Smoky Blue Snow White and The Huntsman So Hooked On Carmella Sofia Coppola Sofia Loren Solange Knowles Some Beauty To Love sonbahar Sonbahar/Kış 2010 Sonbahar/Kış 2011 Sonbahar/Kış 2012 Sophia Sophia Loren Sophie Dahl sorucevap SPF spor spor salonu Stella McCartney Stephanie Seymour stil Stila street style Strivectin SD Strivectin SD Sensitive Style Awards STYLE BOOM style.com Sugar Body Scrub sümbülteber Summertime De Chanel Sun Beam Sunny Diane Süper Dergi Super Foot Scrub süpermodel sürme süt sütlü su Sweet New Ride Take a Bow takma kirpik taktik Tamara Mellon Tangerine Tango Tania Sanchez tarif tatil tavsiye Taylor Tommasi Hill teknoloji televizyon temel bilgiler temizlik ten kokusu Terracotta Terracotta Inca Summer Make Up Terracotta Lady teşekkür Thakoon Thann The Coveteur The Garden of Good and Eva The Golden Globes The Hundred Classics The Little Book Of Perfumes The Multiple The Porefessional The Quickie Chronicles The Sartorialist They're Real Thierry Mugler tipografi tırnak bakımı Tokidoki Tom Ford Tom Pecheux Tommy Ton Tonik Too Faced topuz törpü Touche Eclat toz pudra trend Trésor Tru True Blood tuberose Tülin Kermen turuncu Tuxedo Twiggy Twilight uçuk Urban Decay uzun saç Valentino Vanilla Sky vanilya Vanitas Vatan Velvet Gloss Lip Pencil Velvet Matte Lip Pencil Vera Wang Verda Alaton Versace Vetiver Vidal Sassoon video vintage Visionnaire vişne çürüğü Vita Liberata Vogue Vogue Germany Vogue Japan Vogue Paris Vogue Türkiye Vogue UK vücut bakımı vücut kremi vücut losyonu vücut makyajı vücut peeling vücut yağı W waterproof White Lucency Wicked Wild Safari XOXO yara yarışma yasemin yaşlanma karşıtı Yasmin Le Bon yaz yeni sezon yenilik Yes To Blueberries Yes To Carrots Yes To Cucumbers yılbaşı yılbaşı seti You Rebel Lite YSL Yunanistan Yves Saint Laurent Zeynep Özatalay zeytinyağı Zulu